İMECE EV İŞÇİLERİ SENDİKASI

Biz Kimiz?

İmece Ev İşçileri Sendikası, evlerde temizlik ve bakım işlerinde çalışanların yıllara yayılan örgütlü mücadelesinin bir ürünü olarak 2013 yılında kurulmuştur.

 

Köklerimiz ve Mücadelemiz

Sendikamızın temelleri 2000’li yılların başında kurulan İmece Kadın Dayanışma Derneği’ne uzanır. İstanbul’da yoksul emekçi kadınlar için kurulan bu dernekte, bir yandan kadın emeğinin değerini savunurken öte yandan kadınlar olarak dayanışarak güçlendik. Hiçbir güvencemizin olmaması, tüm gün süren ağır çalışma koşullarına rağmen evde de iş yapmaya devam etmemiz; değer görmeyen, yok sayılan emeğimiz, ayrımcılık, şiddet ve taciz gibi sorunlar bizi harekete geçiren ortak meselelerimiz oldu. Bu bilinçle önce İmece Gündelikçi Kadınlar Birliği’ni, ardından da sendikayı hayata geçirdik.

Feminist hareketin ve kadın mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olan İmece Ev İşçileri Sendikası olarak, mahallelerden meydanlara uzanan mücadelemizle sözümüzü her geçen gün daha geniş kesimlere taşıyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri ile emeğimizin yok sayılması arasındaki derin bağın farkındayız ve her ikisine karşı aynı anda mücadele etmenin önemine inanıyoruz.

Göçmen ev işçileri başta olmak üzere birçok meslektaşımızın “modern kölelik” koşulları altında çalıştığı günümüzde; iş cinayetleri, taciz, şiddet ve hak ihlalleri karşısında kimsenin yalnız olmadığını savunuyoruz. Birbirimize ulaştığımızda bu ortak sorunlara çözüm üretebileceğimizi ve yaşanacak bir hayatı kendi ellerimizle kurabileceğimizi biliyoruz.

Tarihimizin Dönüm Noktaları

Bugüne kadarki yolculuğumuzda, hak arayışımızın simgesi hâline gelen olaylarda sessiz kalmadık:

  • 2009/Tepeören Villaları: Kurtköy Tepeören Vilları’nda çalışan üç ev işçisi, evlerine dönmek üzere durakta beklerken bir aracın çarpması sonucu hayatlarını kaybetti. O gün sessiz kalmayı reddettik; büyük bir öfkeyle kazanın yaşandığı o durağa giderek ev işçileri olarak tarihimizdeki ilk sokak eylemini gerçekleştirdik. Üç ev işçisinin çığlığı olmaya çalıştık. Herkes duysun istedik!

  • 2011/Fatma Aldal: 2011 yılında Fatma Aldal, çalıştığı evin camlarını silerken aşağı düşerek yaşamını yitirdi. Bu olay, ev işçiliğinin en tehlikeli ve güvencesiz yanlarını bir kez daha gün yüzüne çıkardı. Biz bu kez sadece sokakta değil, hukuki alanda da bir savaş başlattık. İş Teftiş Kurulu’na resmî olarak iş kazası şikâyetinde bulunarak ev işçiliğinin yasal statüsü için emsal oluşturmaya çalıştık. İş cinayetlerinde yaşamlarını yitiren Fatmalar, Gültekiyeler, Gülnoralar, Nadire Kadirovalar için adaletin ve kayda geçirilmemiş tüm hakların savunucusu olduk.

  • Minire İnal: Bugün sendikamızın başkanı olan Minire İnal, 2009 yılında çalıştığı evin üçüncü katından düşerek ağır yaralandı. Bu kaza sonucu ciddi şekilde sakatlanması, sendikamız için kalıcı bir mücadele fitili oldu. Başka iş kazaları yaşanmasın diye yine sokaklara çıktık. İş sağlığı ve güvenliğinin bizim için lütuf değil hak olduğunu haykırdık.

  • Kayıt dışı ve güvencesiz çalışmaya karşı önlem alınması, geçmişe dönük hakların işveren ve Bakanlık nezdinde talep edilmesi de mücadele başlıklarımızdandır. Kurucu üyemiz Ayten Kargın’ın 10 yıl sigortasız çalışmaya karşı yürüttüğü ve kazandığı “Şimdi bana kaybolan yıllarımı verin!” kampanyası, bugün birçok ev işçisine ilham vermeye devam etmektedir.

Bu doğrultuda temel taleplerimiz şunlardır:

  • Ev içi emeğin toplumsal ve ekonomik değeri tanınsın.
  • Ev işçileri İş Kanunu ile İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası kapsamına alınsın.
  • Göçmen ev işçilerinin hakları iyileştirilsin, iş yerleri denetlensin.
  • İş yerinde şiddet, taciz ve mobbinge karşı etkili önlemler alınsın.
  • 5510 sayılı Kanun’daki (Ek 9) 10 gün altı/üstü ayrımı yaratan düzenleme iptal edilsin.
  • ILO C189 (Ev İşçileri İçin İnsana Yakışır İş Sözleşmesi) imzalansın ve uygulansın.

Küresel Ağlar

İmece Ev İşçileri Sendikası, Türkiye’de ve dünyada ev işçileriyle örgütlenme ve dayanışma ilişkisi içerisindedir. Uluslararası Ev İşçileri Federasyonu (IDWF) ve Avrupa Gıda, Tarım ve Turizm Sendikaları Federasyonu (EFFAT) üyesidir.