İMECE EV İŞÇİLERİ SENDİKASI
Sık Sorulan Sorular
İMECE EV İŞÇİLERİ SENDİKASI
SIK SORULAN SORULAR
Ev işçisi; temizlik, yemek, çocuk bakımı, yaşlı bakımı, hasta bakımı, ütü, çamaşır, bahçe işleri ve benzeri ev hizmetlerini bir iş ilişkisi kapsamında ve ücret karşılığında yerine getiren kişidir.
Ev işçileri gündelik, part-time, tam zamanlı veya yatılı çalışabilir.
Evet. Ev işi iş, ev işçisi iştir. Ev işçileri bir işverene bağlı olarak, ücret karşılığı emek sunarlar.
Ancak Türkiye’de ev işçileri hukuken 4857 Sayılı İş Kanunu kapsamı dışında bırakılmıştır.
Bu nedenle birçok temel işçi hakkına erişememektedir. Öte yandan ev işçilerinin 5510 sayılı kanuna göre sigorta olma hakkı vardır.
Evet, ev hizmetlerinde çalışanların sigortalanması yasal bir yükümlülüktür. 10 günden az çalışanlar için iş kazası sigortası yapılması gerekirken, 10 gün ve üzeri çalışanlar için tam zamanlı işçiler gibi genel sigorta yapılması zorunludur. Ne yazık ki uygulamada birçok ev işçisi hâlâ sigortasız çalıştırılmaktadır.
Yürürlükteki mevzuatta ev işçileri, ay içindeki çalışma sürelerine göre iki farklı kategoriye ayrılarak değerlendirilmektedir:
- Ayda 10 gün ve daha fazla çalışanlar: Diğer sigortalı işçiler gibi uzun vadeli sigorta kolları (emeklilik, sağlık ve malullük gibi) dahil olmak üzere daha geniş sosyal güvenlik haklarına sahiptir.
- Ayda 10 günden az çalışanlar: Uzun vadeli sigorta haklarından mahrum bırakılarak yalnızca iş kazası ve meslek hastalığı sigortası kapsamında değerlendirilmektedir.
Mevzuattaki bu ikili ayrım 2015 yılında getirilmiş kabul edilemez bir uygulamadır. Ev işçileri arasında sosyal güvenceye erişim açısından ciddi bir eşitsizlik ve hak kaybı yaratmaktadır.
Evet, vardır. Gündelik çalışma, hiçbir şekilde güvencesiz veya sigortasız çalışma gerekçesi olamaz.
- Süreklilik İlişkisi: Haftada sadece bir gün bile olsa, belirli bir düzen dahilinde yapılan çalışmalar “sürekli çalışma” olarak kabul edilir ve işverene sigorta bildirimi yükümlülüğü getirir.
- Hak Niteliği: Gündelik çalışanların sigortalanması ihtiyari (isteğe bağlı) değil, yasal bir zorunluluktur.
Sendikamıza üye olmak çok kolaydır ve üyelik için hiçbir ücret ödemeniz gerekmez. Durumunuza göre şu yollardan birini seçebilirsiniz:
- Yol: e-Devlet Üzerinden (Sigortalı çalışanlar için): Eğer sigortalı olarak çalışıyorsanız, bilgisayarınızdan veya telefonunuzdan kendi başınıza kolayca üye olabilirsiniz:
- e-Devlet’e giriş yapın.
- Arama çubuğuna “İşçi Sendikaları Üyelik İşlemleri” yazın.
- Açılan listeden İMECE Ev İşçileri Sendikası’nı bulup “Üye Ol” butonuna basın. İşvereninizin bu üyelikten haberi olmaz.
- Resmi başvuru için adım adım e-Devlet üyelik kılavuzu için tıklayınız https://imecesendika.org/sendikaya-uye-ol/
- Yol: Telefonla veya İnternet Formuyla (Yardım almak isteyenler için): e-Devlet adımlarında kafanız karıştıysa ya da sigortasız çalışıyorsanız hiç dert etmeyin:
- Web sitemizdeki iletişim formuna üyelik talebini yazın, iletişim bilgilerini bırakın, biz sizi arayalım.
- Ya da doğrudan sendikamızı arayın (+90 (212) 596 81 59 ya da WhatsApp: +90 544 241 43 93’dan bize ulaşın). Arkadaşlarımız üyeliğinizi yaparken telefonda sizinle birlikte, adım adım destek versin.
- Yol: Sendikamıza Gelerek: Sendikamıza gelerek hem bizimle tanışabilir, bir çayımızı içebilir hem de üyeliğinizi doğrudan burada, güvenli bir şekilde arkadaşlarımızla birlikte yapabilirsiniz. Gelmeden önce telefon ya da WhatsApp üzerinden randevu alın. (+90 (212) 596 81 59 ya da WhatsApp: +90 544 241 43 93)
Önemli Not: Sigortasız (kayıt dışı) çalıştırılıyor olmanız sendikamıza katılarak haklarınızı aramanıza engel değildir. Sistem ne olursa olsun, İMECE Ev İşçileri Sendikası haklarınızı savunmanız için var!
Öncelikle bilmeniz gereken en önemli şey şudur: Sigortasız çalıştırılmanız sizin suçunuz değildir, bu tamamen işverenin sorumluluğundadır. Yasalara göre evde yapılan işin süresi ne olursa olsun, işverenin sizi sigortalama zorunluluğu vardır.
Sigorta Haklarınız Nelerdir?
Ev işçilerinin sigorta hakları, ay içinde çalıştıkları gün sayısına göre belirlenir:
- Ayda 10 gün ve daha fazla çalışıyorsanız: İşvereniniz sizi mutlaka emeklilik ve sağlık (SSK) sigortası kapsamına almak zorundadır. Primlerinizi işveren öder.
- Ayda 10 günden az çalışıyorsanız: İşvereniniz sizin için İş Kazası ve Meslek Hastalığı sigortası yapmak zorundadır. Bu sigorta, sadece başınıza evde bir kaza gelirse ya da meslek hastalığı durumunda güvence sağlar ve primi çok düşüktür.
Sigortasız Çalıştırılıyorsanız Ne Yapmalısınız?
- İşverenden Sigortanızı Talep Edin: Sigortalı çalışmanın yasal hakkınız olduğunu ve bunun işverenin sorumluluğunda olduğunu hatırlatın.
- Alo 170’i Arayın: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın Alo 170 hattını arayarak sigortasız çalıştırıldığınıza dair ihbarda bulunabilir, yasal sürecinizi başlatabilirsiniz.
- Hemen Sendikanızı Arayın: Haklarınızı ararken örgütlü ve sendikalı olmanız sizi güçlendirir, toplamda ev hizmetinde çalışanlara kazandırır. Haklarınız için önce sendikanıza başvurun. Sizi haklarınız konusunda bilgilendirelim ve yasal haklarınızı arama yolunda birlikte yürüyelim.
Evet, kesinlikle katılabilirsiniz! Hangi ülkeden gelmiş olursanız olun, İMECE Ev İşçileri Sendikası tüm ev işçisi kadınların ortak sendikasıdır. Bir işçi sendikası için emeğin ve dayanışmanın pasaportu yoktur, olmamalıdır.
Sendikamıza katılımınız yasal durumunuza göre şu şekilde yürür:
- Çalışma İzniniz ve Sigortanız Varsa: Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan işçiler gibi, siz de e-Devlet üzerinden İMECE Ev İşçileri Sendikası’na resmi olarak üye olabilirsiniz.
- Çalışma İzniniz Yoksa veya Kimlik Süreçleriniz Devam Ediyorsa: Resmi sistemde çalışma izniniz olmaması,sendikalı olmanıza engel değildir. Sendikamıza doğrudan başvurarak Dayanışma Üyesi olabilirsiniz.
Sendikalı olursanız ne değişir?
- Türkiye’deki yasal haklarınızı öğrenir, dayanışma ve destek görürsünüz. Deneyimlerinizle sendikaya güç katarsınız.
- İşyerinde haksızlığa uğradıysanız, cinsel istismar veya kötü muameleyle karşılaştıysanız sendika yanınızda olur ve sizi aktif şekilde destekler.
- Sendikada başka ev işçileriyle tanışır, etkinlik ve aktivitelere güvenle katılabilir, sosyalleşir, güçlü bir kadın dayanışmasının parçası olursunuz.
Hak ihlaline uğradığınızda ya da ücretiniz ödenmediğinde asla yalnız ve çaresiz değilsiniz. Dayanmayın, katlanmayın sendikanıza başvurun. İMECE Ev İşçileri Sendikası, emeğinizi ve haklarınızı korumak için elindeki tüm imkanlarla yanınızdadır. Bize başvurduğunuzda size şu yollarla destek oluyoruz:
- Hukuki Yol Gösterme ve Rehberlik: Sendikamız tamamen gönüllülerin desteği ile çalışmalarını yürütmektedir. Bu nedenle size doğrudan bir avukat tahsis edemez veya davanızı üstlenemez. Ancak paranızın ödenmesi, sigortanızın yapılması veya uğradığınız haksızlıkların hesabı için yasal yolları (Alo 170 ihbarı, arabuluculuk başvurusu veya dava süreçleri) nasıl yürüteceğinizi, hangi adımları atmanız gerektiğini size en anlaşılır şekilde gösterir.
- İşverenle İletişim ve Hak Arama: Çoğu zaman işverenler için sendikanın varlığı caydırıcı olabilir. Sendikalı olduğunuzu, yalnız olmadığınızı gördüklerinde geri adım atmak zorunda kalırlar. Gerekirse sendika olarak işverenle iletişime geçerek hakkınızın ödenmesini talep ederiz.
- Yol Gösterme ve Danışmanlık: Yaşadığınız olay karşısında panik yapmamanız için ne yapmanız gerektiğini size sakin ve anlaşılır bir dille anlatırız. Elinizdeki kanıtları (mesajlar, dekontlar vb.) nasıl kullanacağınızı gösteririz.
- Dayanışma/ kadın dayanışması: Dayanışma yaşatır. Sadece hukuki konularda değil; sendikalı olmanın, birlikte olmanın, dayanışmanın gücüyle de sorunlarımızın üstesinden geliriz. Sendikalı olmak, birlikte olmak hayatımızın her alanında kendimizi savunmamız için önemli bir güç kaynağıdır.
Bir haksızlığa uğramayı beklemeden sendikalı olun. Haksızlığa uğradıysanız sessiz kalmayın ve zaman kaybetmeden bize ulaşın.
ILO C189, Uluslararası Çalışma Örgütü tarafından kabul edilen ve dünyadaki tüm ev işçilerinin haklarını koruyan uluslararası bir sözleşmedir. Bizim için önemi şu 5 maddede saklıdır:
- Ev İşçisi de İşçidir: Bu sözleşmenin en büyük önemi, ev işini görünmez olmaktan çıkarıp resmi bir iş olarak tanımlaması ve ev hizmetlerinde çalışan işçilerin de fabrikalarda, ofislerde çalışan işçilerin haklarına sahip olduğunu kabul etmesidir.
- Tüm Temel Hakları Güvenceye Alır: Sözleşme; ev işçilerinin de herkes gibi günlük ve haftalık dinlenme sürelerine (haftalık en az 24 saat kesintisiz izin), yıllık ücretli izne, asgari ücrete ve fazla mesai hakkına sahip olması gerektiğini söyler.
- Sigorta ve Güvenli Çalışmayı Şart Koşar: İşverenlerin ev işçilerine tıpkı diğer sektörlerdeki gibi tam sigorta (emeklilik ve sağlık) yapmasını, iş kazalarına karşı güvenli ve sağlıklı bir çalışma ortamı sağlamasını zorunlu kılar.
- Göçmen İşçileri ve İstismarı Korur: Özellikle göçmen ev işçilerinin pasaportlarına el konulmasını, evde hapsedilerek çalıştırılmasını yasaklar. Şiddet, taciz ve her türlü kötü muameleye karşı devletlerin ev işçilerini koruyucu yasalar çıkarmasını ister.
- İMECE İçin Bir Mücadele Sözüdür: Türkiye bu sözleşmeyi henüz resmi olarak imzalamamıştır. İMECE olarak bizim her fırsatta bu sözleşmeyi haykırmamızın sebebi, devletin bu sözleşmeyi imzalamasını sağlamak ve Türkiye’deki ev işçilerini de bu uluslararası standartlarda koruma altına aldırmaktır.
Ev işçiliği, “yardımcılık” değil; bilgi, emek ve beceri gerektiren saygın bir meslektir. Evrensel mesleki standartlar hizmet kalitesini belgelerken, sosyal devlet anlayışı gereği işçinin haklarını da güvence altına alır.
Ancak Türkiye’de ev işçileri İş Kanunu kapsamı dışındadır ve sigorta mevzuatları son derece karmaşıktır. 2015’te yürürlüğe giren “10 gün” sınırı var olan hakları geriletmiş, işçiler arasında ikilik yaratmıştır. İş güvenliği, yasal yükümlülükler ve denetim mekanizmaları ise tamamen belirsizdir. Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) ise standartları işçiyi gözeterek değil, adeta sadece ev sahibinin konforu için tasarlamaktadır.
Oysa İMECE olarak savunduğumuz ve mücadelesini verdiğimiz gerçek mesleki standartlar şunları içerir:
- Emeğin ve Hizmetin Niteliğini Belgeler: Mesleki standartlar, işimizin uzmanlık ve beceri gerektirdiğini resmileştirir. Ev işçiliğinin “herkesin rastgele yapabileceği bir iş” olduğu yanılgısını yıkarak mesleğimize hak ettiği saygınlığı kazandırır.
- Eğitim ve Belgeler Ücretsiz Olmalıdır: Sosyal devletin gereği olarak, uzmanlığımızı geliştirecek eğitimler, kurslar ve resmi belgeler ev işçilerine tamamen ücretsiz sunulmalıdır. İşçiye mesleki belge satılması kabul edilemez.
- Ücret ve Hak Talebimizi Güçlendirir: İşimizin kalitesi yasal olarak tanındığında emeğimizin değeri artar. Bu uzmanlık, işveren karşısında elimizi güçlendirir; iş sağlığı güvenliği önlemleri, sosyal haklar, insana yakışır ücret ve tam sigorta (SSK) hakkımızı ararken elimizi güçlendirir.
- İşin Sınırını Çizer, “Sınırsız Mesai” ve “Erken Bitti O hale” Dayatmasını Sonlandırır: Standartlar, işverenin keyfi taleplerinin önüne geçer. Temizlik için anlaşılan bir evde ütü veya çocuk bakımı gibi taleplere sınır çizer. Sözleşmelerle; yüksek katlarda tehlikeli cam silme gibi işlerin talep edilmesinin önüne geçilir. Görev tanımı ve süresi net olmalıdır. Bu dönüşüm, örgütlü mücadelemizle birlikte ete kemiğe bürünecektir.
- Can Güvenliğimizi ve Sağlığımızı Korur: Standartlar sadece hizmet kalitesini değil, işçi sağlığını da belirler. Alınması gereken iş güvenliği önlemlerini netleştirerek işvereni yasal olarak sorumlu kılındığını vurgular.
Çalıştığımız her ev, aslında biz ev işçilerinin iş yeridir. Dolayısıyla o dört duvar arasında başımıza gelen her kaza yasal olarak birer iş kazasıdır; sağlıksız koşullarda iş yapmaktan kaynaklanan rahatsızlıklar ise meslek hastalığıdır. Ancak yaşanan iş kazaları da, meslek hastalıkları da nasıl ispatlanacak sorusu ortada durmaktadır.
Ev “İş Kazası” Bölgesidir:
Temizlik yaparken camdan düşme, merdivenden kayma, elektrik çarpması veya ağır kimyasallardan (kezzap, çamaşır suyu vb.) zehirlenme gibi durumların tamamı iş kazasıdır. Böyle bir durum yaşandığında:
- Hemen en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalı ve acil servisteki doktora durum gizlenmeden mutlaka “iş kazası” olarak kaydettirilmelidir.
- Kaza eve yakın en yakın Karakola (Polis veya Jandarma) bildirilerek olay yeri tespiti yapılması sağlanmalıdır (Ev özel mülk olduğu için bu tutanak hakkınızı korur).
- Durum en geç 3 iş günü içinde Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) resmi olarak bildirilmelidir.
- Hak kaybına uğramamak için süreç boyunca Alo 170 Çalışma Hayatı İletişim Merkezi aranmalı ve mutlaka bağlı olduğunuz sendikanız İMECE ile iletişime geçilmelidir.
Diğer Haklarımız ve Gerçekler:
- Fıtık ve Eklem Ağrıları Kader Değil, Meslek Hastalığıdır: Yıllarca diz üstünde yer silmekten, ağır koltukları kaldırmaktan, sürekli ütü yapmaktan kaynaklanan bel-boyun fıtıkları, diz kireçlenmeleri ve kas yırtılmaları ev işçilerinin meslek hastalıklarıdır. Devletin bu hastalıkları resmi olarak tanıması ve işçiye malulen emeklilik dahil tüm hakları vermesi gerekir.
- Sorumluluk İşverendedir: Sizi çalıştıran ev işvereni, evinde güvenli bir ortam sağlamakla yükümlüdür. Gerekli güvenlik önlemlerini almayan işveren iş kazalarından doğrudan sorumludur.
- Örgütlü Güçle Hak Arama: Bir kaza geçirdiğinizde ya da mesleğiniz yüzünden sağlığınızı kaybettiğinizde asla yalnız değilsiniz. Sendikanız İMECE, bu süreçlerde uğradığınız hak kayıplarına karşı hukuki ve fiili mücadelede her zaman yanınızdadır.
- Tarihimizden deneyim aktarımı:
İMECE Ev İşçileri Sendikası, 2011 yılında çalışırken camdan düşerek yaşamını yitiren Fatma Aldal için emsal niteliğinde bir hukuk mücadelesi vermiştir. Sendikamızın ısrarlı takibi sonucunda mahkemeden tarihi bir karar çıkartılmış ve olayın yaşandığı evde resmi olarak “keşif” yapılması sağlanmıştır. Bu hamle; yasaların ev işçilerini korumadığı, evlerin aslında dört duvardan ibaret olmadığını, buraların birer emek alanı olduğunu ve yaşanan kazaların üstünün örtülemeyeceğini gösteren Türkiye’deki en güçlü fiili ve hukuki meydan okumalardan biridir.
Mevcut yasal düzende ev işçileri İş Kanunu kapsamında yer almadığı için “kıdem tazminatı” adı altında doğrudan bir yasal hakka erişememektedirler.
Buna karşın, ev işçilerinin hakları Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir. Yargıtay, uzun süreli ve düzenli çalışan ev işçilerinin haksız şekilde işten çıkarılması halinde, harcanan uzun yılların ve emeğin karşılığı olarak işverenin bir tazminat ödemesi gerektiğine hükmetmektedir.
Soru 14: Ev işçilerinin yıllık izin hakkı var mı?
Evet, ev işçilerinin yıllık ücretli izin hakkı yasal güvence altındadır. İş Kanunu dışında bırakılmış olmaları, izinsiz çalıştırılabilecekleri anlamına gelmez. Borçlar Kanunu, bir yılı dolduran her ev işçisine en az iki hafta ücretli izin verilmesini yasal bir zorunluluk olarak düzenler.
Ancak uygulamada yasalardaki bu koruma kağıt üzerinde kalmakta, denetimsizlik sebebiyle ev işçilerinin yıllık izin hakkı en çok gasp edilen hakların başında gelmektedir.
Evet, ev işçilerinin yıllık ücretli izin hakkı yasal güvence altındadır. İş Kanunu dışında bırakılmış olmaları, izinsiz çalıştırılabilecekleri anlamına gelmez. Borçlar Kanunu, bir yılı dolduran her ev işçisine en az iki hafta ücretli izin verilmesini yasal bir zorunluluk olarak düzenler.
Ancak uygulamada yasalardaki bu koruma kağıt üzerinde kalmakta, denetimsizlik sebebiyle ev işçilerinin yıllık izin hakkı en çok gasp edilen hakların başında gelmektedir.
Ev işçilerine yemek molasında yemek, dinlenme molasında çay/kahve verilmesi bütün iş yerlerinde olduğu gibi bir haktır. Bu talepler lüks değil, çalışanların en temel haklarındandır. Ev işi, İSİG (İş Sağlığı ve Güvenliği) literatüründe de açıkça kabul edildiği gibi; yüksek ergonomik riskler barındıran, fiziksel olarak ağır ve sürekli dikkat gerektiren riskli bir iş koludur. Bizlerin çalıştığı daireler, evler birer iş yeri olduğuna göre, o iş yerinde sağlıklı, doyurucu beslenme ve insani dinlenme hakkına sahip olmak her işçi gibi bizim de hakkımızdır.
Sosyal medyada zaman zaman karşımıza çıkan çay ve kahve talebini linç eden yaklaşımlar, kabul edilemez. Eskiden bu kadar gündeme gelmezken ülkedeki aşırı enflasyon ve hayat pahalılığı ile ücretler arasındaki makasın açılmasının bunda payı olmuş olabilir. Ancak ekonomik krizin, hayat pahalılığının faturası ev işçilerine kesilemez.
- Biz Misafir Değil, İşçiyiz: Mesaisi erken başlayan bir ofiste veya fabrikada çalışanların sabah işe geldiklerinde kahvaltı yapması, öğle yemeği ve molalarda çay/kahve hakkı işçi sınıfının mücadelesi ile kazanılmış haklardır.
- Yemek ve Mola Bir Bütündür: Gün boyu aralıksız çalışan ev işçisinin, yemeğini acele etmeden, ayakta geçiştirmeden, insani bir dinlenme süresi (mola) içinde yeme hakkı vardır. İş yasalarına göre yemek ve çay molaları, çalışma süresinden kesilemez.
- Yemek Bedeli Nakit Olarak da Ödenebilir: Eğer evde yemek imkanı sağlanamıyorsa veya işçi kendi tercihine göre beslenmek istiyorsa; işveren güncel piyasa koşullarına uygun, besleyici bir öğün bedelini (yemek parasını) günlük ücretin üzerine ekleyerek nakit olarak ödemekle yükümlü olmalıdır.
İMECE EV İŞÇİLERİ SENDİKASI
